Kurutulmuş Çiçeklerden Potpuri Yapımı

6 Haz 2011 Kategori: Çiçek Önerileri
Kurumaya yüz tutmuş çiçekleri çöpe atmak yerine onları değerlendirmenin ve eviniz için eşsiz güzellikte aranjmanlara dönüştürmenin yollarından biridir potpuri yapımı. Cam, ahşap ya da antika bir kasenin ya da kutunun içinde sergileyeceğiniz kurutulmuş çiçeklerden, tohumlardan, yapraklardan, narenciyelerden, ağaç kabukları ve kozalaklardan oluşan potpuri, dekoratif bir parça olmasının yanında, hoş kokusu ile de evinizin havasını değiştirecektir. Profesyonel bir şekilde potpuri hazırlamak çok kolaydır. Evinizdeki ya da ağaçların altından da toplayabileceğiniz birkaç parça doğal malzeme ile kendi zevkinize göre birçok potpuri yaratabilirsiniz. Bunun için yapmanız gerekenler: 1-   Kurumaya başlayan çiçeklerinizi düz bir zemine yayarak ya da gül gibi yaprakları dökülmeye müsait olan çiçekleri saplarından bir iple bağlayıp baş aşağı asarak kurumaya bırakın. Daha sert ve uzun süre dayanıklı kalmaları için çiçeklere biraz saç spreyi sıkabilirsiniz.   2-   Gülleri bütün olarak ya da yapraklarına ayırarak da kurutabilirsiniz. Gülleriniz tam açmadan, gonca halindeyken onları kurutursanız, daha küçük ve sevimli kurutulmuş çiçekleriniz olacaktır. Bu sizin tamamen sizin tercihinize kalmıştır. (Farklı çiçekleri bir arada kullanabilirsiniz.)   3-   Çiçekleriniz tamamen kuruduktan sonra (çiçeklere parmağınızla bastırdığınızda nemli ve yumuşak ise, henüz tam kurumamış demektir) çiçeklerin gövdelerinin altından, sapın başladığı yerden bir makasla kesin ve sap kısımlarını atın.   4-   Kurutulmuş çiçekleri geniş bir kabın içine koyun ve her yarım bardak kurutulmuş yaprak ya da çiçek için 1 yemek kaşığı kuru lavanta, kuru meşe yosunu ya da ince ağaç kabuğu gibi birleştirici malzemeler ekleyin.   5-   Daha sonra bu karışıma sevdiğiniz baharatlardan ekleyin; kabuk tarçın, muskat, kurutulmuş narenciye kabukları, kurutulmuş portakal ve limon dilimleri, küçük kozalaklar, kestane, karanfil, ayçiçeği çekirdekleri, vanilya çubukları veya tohumları, kurutulmuş defne ya da meyve yaprakları, sap biberiye vb. gibi. Buradaki yaratıcılığınız tamamen hayal gücünüze kalmıştır.   6-   Potpurinin tamamlanması için gereken son dokunuş ise, zevkinize göre seçeceğiniz uçucu yağlardan (lavanta, vanilya, gül, portakal vb.) bu kurutulmuş karışımın üzerine birkaç damla dökmektir. Uçucu yağlardan temin edemezseniz en sevdiğiniz parfümden de sıkabilirsiniz.   7-   Potpurinin hazır olması için bu karışımı ağzı kapalı bir plastik torbaya ya da bir kavanoza koyun ve 10-15 gün kadar karanlık bir yerde karışımdaki kokuların birbirine geçmesi için bekleyin. 2-3 günde bir yavaşça kavanozun/torbanın ağzını açmadan çalkayın.   8-   10 gün sonra bu mis gibi kokan karışımı dilediğiniz şık bir ahşap kaseye, ya da yayvan cam bir tabağa, teneke bir kutuya ya, antika bir bakır kaba da herhangi bir derin kaba koyarak, evinizin en güzel yerinde sergileyebilirsiniz.  Eğer karışımdan artarsa bunları küçük keten, çuval ya da mendil keselere koyup dolapların içine asabilir, kıyafetlerinizin mis gibi kokmasını sağlayabilirsiniz. Kesenin ağzını bağlayacağınız uygun renkte bir kurdele ile, evinizin görünen bir yerinde de potpurinizi sergileyebilirsiniz.   

Bahçelerin Gözdesi Şebboy Çiçeği

1 Haz 2011 Kategori: Çiçek Önerileri
Şebboy, turpgiller (Brassicaceae)  familyasından olup İngilizce ‘Bleeding Heart’ (Kanayan Kalp) anlamına gelmektedir. Sarı, pembe, mor, turuncu ve beyaz dört parçalı çiçekler açar ve kokusu karanfilinkini andırır. Çok yoğun bir kokusu vardır, bu çiçeklerindeki uçucu yağdan kaynaklanır. Ama bu yağın herhangi bir tıbbi faydası yoktur (yine de idrar söktürdüğü ve kabızlığı giderdiği söylenir), sadece parfüm ve kozmetik sanayiinde kullanılır. Şebboy Türkiye’de oldukça yaygındır ve kırmızı, kahverengi gibi renkleri üretilmeye başlanmıştır. 50 cm. kadar uzayan ve bahçelerde tohum ile kolayca yetiştirilen otsu bir süs bitkisidir. Nemli toprağı sever ve iyi bakılırsa 80 cm.’e kadar uzayabilir. Yaprakları tüylü ve küçüktür ama çiçekleri salkımlar halinde ve yapraklarına göre oldukça büyüktür. Tohumla, kültür bitkisi olarak yetiştirilir. Soğuğa dayanıklı değildir. Bahçe şebboyu ve sarı şebboy diye yaygın olarak bilinen iki türü vardır.   En güzel Şebboy çiçekleri CicekSepeti'nde!  

Hangi Odaya Hangi Bitkiyi Koymalı?

26 May 2011 Kategori: Çiçek Önerileri
Bir evi yuva yapan şey, içindeki eşyalar, mobilyalar ya da orada yaşayan insanlar değil, odaları yaşanılası ve doğaya uyumlu bir hale getirerek, yaşam enerjisini iç mekana da taşıyarak eve hayat katmaktır. Evin dekorasyonunda kullanılan saksı bitkileri ve rengarenk çiçekler, şüphesiz ki bunu yapmanın en kolay yoludur. Evin banyosu ve mutfağı dahil her odasına, o mekanın ışık ve nem durumuna uygun bir bitki kullanmak mümkündür. Çiçekler ve bitkiler, o evde yaşayanların kişisel özelliklerini ön plana çıkarır ve eve bir karakter katarlar. Tabi ki evin her köşesine bir saksı yetiştirerek bu durumu abartmamak gerekir. Gerektiği yerde, odaya uygun bir saksı bitkisi kullanarak, odayı olduğundan daha ferah ve sıcak hala getirebilirsiniz. Her oda için farklı bitki ve çiçekler kullanmak gerekir. Böylece hem bitkinin ömrü uzamış olur hem de kullanılan bitki ya da çiçek odanın dekorasyonu ile bütünleşebilir ve mekanı olduğundan daha güzel gösterebilir.Salonda ve oturma odasında yeşil bitkiler Çiçeksiz saksı bitkileri, salon ve oturma odası için en uygun seçenektir. Büyüklü küçüklü birkaç saksıyı (en az 2, en fazla 8) bir arada aranje ederek ya da onları odanın farklı yerlerine dağıtarak, bir bütünlük elde edebilirsiniz. Seçtiğiniz bitkiler ışık seviyorsa pencereye yakın koymanız, sıcaktan pek hoşlanmıyorlarsa da kalorifer peteklerinden uzağa yerleştirmeniz gerekmektedir. Çiçekli bir bitki koymayı düşünüyorsanız renkleri mutlaka koltuk ve halılarınıza uyumlu olmalıdır. Yatak odasına plastik ve kumaş çiçekler Yatak odasında gece en az 6 saatimizi uyuyarak geçirdiğimiz için, yatak odasında canlı çiçek bulundurulması tavsiye edilmemektedir. Çünkü bitkiler fotosentez yaptıkları için gündüz havaya oksijen verirken, gece karbondioksit yayarlar. Ve gece yattığımız odayı karbondioksit veren bir bitki ile paylaşmak, pek sağlıklı değildir. Ama artık günümüzde çok gerçekçi yapma çiçekler bulunmaktadır. Size tavsiyemiz yatak odanızı bunlarla süslemeniz. Koridora ve hole kurutulmuş çiçek Evlerin koridorları ve girişleri (holleri) genelde ışık almadıkları için buralara güneş isteyen bitkiler koymanın bir faydası olmayacaktır. Tabi eğer güneş alıyorsa bu durum geçerli değildir. Koridorda ve evin girişinde loş ortamı seven ya da gerçeğine çok benzeyen yapma çiçekler kullanmanız daha uygun olacaktır. Bu mekanlarda genelde az mobilya kullanıldığından, çiçeklerinizi duvara da monte edebilir, böylece hoş bir hava yaratabilirsiniz. Mutfakta çiçekli bitki ya da baharatlar Gün içinde sıkça vakit geçirdiğimiz mutfağımızı renkli çiçeklerle renklendirmek gerekir. Mutfak genelde sıcak olduğu için seçtiğimiz bitkiler buna uygun olmalıdır. Örneğin mutfağınızın balkonu varsa burada küçük bir saksıda biber bile yetiştirebilirsiniz. Eğer genişçe bir tezgahınız varsa biberiye, fesleğen, nane gibi baharat saksıları koyabilir, yemek yaparken taze olarak da kullanabilirsiniz. Kaktüs ve menekşe de mutfağa uygun bitkilerdendir. Banyo için nemi seven bitkiler Aloe Vera, bambu, orkide, begonya, Dieffenbachia gibi loş ortamı ve nemi seven bitkiler banyonuz için idealdir. Banyonun ışığı gün içinde çoğunlukla kapalı olduğu için, karanlığı ve nemi seven bitkileri seçebilirsiniz. Bakımı zor diyorsanız eğer, gerçeğine çok yakın plastik çiçeklerle de banyo ve küvetinizi renklendirebilirsiniz.   Evinizin için birbirinden güzel saksı bitkilerini CicekSepeti’nde bulabilirsiniz!  
Herkes özel günlerinde sevdiklerine bir buket çiçek gönderir ama bazıları da çiçek göndermenin klasik olduğunu düşünür ve onlara daha farklı bir hediye göndermek ister. Hem çiçek göndermek hem de yaratıcı bir hediye vermek isteyenler için, CicekSepeti Gurme serisini çıkarttık! Bildiğiniz ve sevdiğiniz CicekSepeti.com kalitesi ile, sevdiklerinize gül buketi şeklindeki lezzetli kek buketlerinden gönderin ve onlara çok şaşıracakları tatlı bir sürpriz yapın! Birbirinden renkli ve lezzetli kek buketleri onlarca küçük kekten oluşuyor. Bu keklerin üzeri gül şeklindeki kırmızı, pembe, beyaz ve siyah çikolata sosu ile kaplı. Pembe olanlar frambuaz aromalı, beyaz olan beyaz çikolatalı ve siyah olanlar ise tatlı bitter çikolatalı. Cazibeli, Lezzet Şöleni, Sofistike ve Lezzet Patlaması kek buketlerindeki çikolata kaplı ve süslemeli Granny Smith elmalar ve çilekler ile, kakaolu keklerin lezzeti ikiye katlanıyor ve ortaya göz alıcı ve ağız sulandırıcı kek buketleri ortaya çıkıyor! Siz de sevgilinize kalp şeklindeki Romantik kek buketini hediye edin ve ona unutamayacağı romantik ve tatlı bir jest yapın…
  Etobur bitkiler, isimlerinden de anlaşılacağı gibi besinleri diğer bitkiler gibi su ya da toprak yoluyla alabilen değil, böcek ve benzer canlıları ağız benzeri yaprakları ile yakalayan ve salgıladıkları enzimlerle onların faydalı kısımlarını sindirebilen canlılardır. Bataklık ve besinden yoksun topraklarda yetişen bu bitkiler, zamanla dışarıdan besin bulmak zorunda kaldıkları için böyle bir evrim geçirmişlerdir. Böcekleri ve hatta kuş ve fare gibi daha büyük hayvanları yakalamak için farklı yöntemler geliştirmişlerdir. Bu yöntemler aktif kapan ve pasif kapan diye ikiye ayrılır. Venüs Sinek Kapanı (Dionaea muscipula), aktif kapana en iyi örnektir. Böceklerin ilgisini çekmek için bu etobur bitki, aromalı bir nektar salgılar ve bitkinin kapan şeklindeki yaprağına konduğu zaman, kapan aniden saniyenin otuzda biri hızında kapanır ve böcek bir daha dışarı çıkamaz. Bitki, böceği bir hafta içinde hazmeder ve geriye sadece böceğin atıkları kalır. Sarracenia, Drosera, Nepenthes, Heliamphora, Pinguicula ve Drosaphyllum gibi etobur bitkiler de pasif kapan türündendir. Pasif kapanlar da kendi içlerinde ikiye ayrılır. Eskiden kullanılan sinek kağıtları ile aynı mantığa sahip, şekerli ve yapışkan damlacıklar üreten yapraklara yapışan sinekler ve böcekler, burdan kurtulamazlar. Hem aktif hem de pasif özellikteki Drosera bitkisi, yapışkan yapraklarına konan böcekleri daha sonra bu yaprakla sarmalayarak, böceği hazmeder. Aktif yapışkan yapraklara sahip olan Drosera, uçları yapışkan ve kırmızı bir tür pigment içeren uzun ve kısa tüyleriyle avlanır. Yaprağın ortasında bulunan kısa tüylere dokunan böcek, bu sinyalin uzun tüylere iletilmesiyle tuzağa düşmüş olur. Pasif kapan türünün daha yaygın bir diğer türü de sürahi kapanlardır. Bu tür bitkilerde (Nepenthes, Sarracenia ve Heliamphora) bitkinin birçok sürahi şeklinde kapanı vardır ve bu kapanların içi sindirim enzimi içeren sıvılarla doludur. Yine böcekler için cezbedici bir aromaya sahip bu sıvıdan içmek için bitkinin içine doğru ilerleyen böcekler, kapanın içindeki suya düşerler ama bir daha dışarı çıkamazlar. Nepenthes cinsi sürahi kapana sahip olan bitkinin fare ve kuşları bu yöntemle avladıkları bilinmektedir. Sadece toprağın üzerindeki böcekleri değil, su altındaki böcekleri yiyebilen aktif kapanlı etobur bitkiler de vardır. Suda yaşayan tek böcek yiyen bitki Utricularia'dır. Etobur bitkilerden olan Pinguicula (yağ çanağı) gibi bitkiler yapışkan ve kaygan yüzeyli yapraklarıyla üzerlerine konan böcekleri ipliksi bir salgının içine alırlar. Bu salgının içinde bulunan protaz, lipaz ve asit fosfataz gibi enzimler böceğin sindirilmesini sağlar. Bir diğer etobur bitki ise Sundew'dir. Bu bitkinin kaktüs gibi uzun duyargaları vardır ve bunlar böceğe doğru uzanır ve ona yapışır. Bu andan itibaren tuzak harekete geçer, ortadaki kısa duyargaların dış tarafında bulunan uzun duyargalar bir kafes gibi böceğin üzerine kapanırlar. Böcek bu tuzağın içindeki enzimler tarafından sindirilir.  
Arkadaşınızın yakın zamanda hamile kaldığını ya da anne olduğunu öğrendiniz ve onun bu mutluluğunu paylaşmak ve onu tebrik etmek için güzel bir hediye yollamak istiyorsunuz.  Yeni anne-baba olan ya da anne-baba adayı olan sevdiklerinizi kutlamak ve yeni doğan bebeğin gelişini hoş bir şekilde karşılamak için, bebek çiçeğinden daha göz alıcı ve içten bir hediye olamaz. Hem göze, hem de kalbe hitap eden, genelde beyaz ve sarı gibi soft renklerde ve bebeğin cinsiyetine göre pembe ya da mavi renklerde aranje edilen buketlerde, mutlaka peluş bir oyuncak hayvan, balon, kurdele vb. bebeksi ve sevimli detaylar bulunmaktadır. Siz de bebekler kadar masum ve hayat dolu görünen bu çiçeklerden yollamak ve dostlarınızın yeni bebek heyecanına ortak olmak için, Çiçek Sepeti'ndeki bebek aranjmanlarına göz atmanızı tavsiye ederiz. Çiçek Sepeti ile ister hastaneye, ister eve seçtiğiniz çiçeği göndererek sevdiklerinizin sevinçlerine ortak olmak çok kolay! Bugün doğan ve önümüzdeki aylarda dünyaya gelecek tüm bahar bebeklerine uzun ömürler dileriz!    
  Herkes Anneler Günü’nde annesine olan sevgisini ve saygısını göstermek adına, annesine ufak bir hediye alır ya da bir anne için yetip de artacak olan içten bir kucaklama ve öpücük ile annesinin bu özel günde daha da özel hissetmesini sağlar. Peki ya Anneler Günü’nün ilk kez ne zaman kutlanmaya başlandığını hiç merak ettiniz mi? 1864 doğumlu Anna Jarvis, 1905 yılında henüz 41 yaşındayken annesini kaybeder. Ona olan sevgi ve minnet borcunu ödemek, onu kalbinde yaşatmaya ve yüceltmeye devam etmek adına, her sene bu günü kutlamaya karar verir. Yaşadığı dönemde Amerika’da, yetişkinlerin annelerine yeteri kadar saygı göstermediğini ve onları ihmal ettiğini gören Anna Jarvis, bu güne özel bir anlam daha yükleyerek herkesi, henüz anneleri hayattayken onları onore etmelerini sağlamak adına, Anneler Günü’nü ülke çapında ulusal bir gün haline getirmek için uğraşır. Yüzlerce kişinin yıllar süren desteği ile nihayet  1914 yılında Başkan Woodrow Wilson, Mayıs ayının ikinci Pazar gününü, ulusal tatil ilan eder ve Anneler Günü Amerika’dan başlayarak tüm dünyada kutlanmaya başlar. Anna Jarvis’in başlattığı bir gelenek ile, Anneler Günü'nün sembolü kırmızı ve beyaz karanfiller olur, çünkü annesinin en sevdiği çiçekler karanfillerdir. Beyaz karanfiller, hayata veda eden anneleri anmak için, kırmızı karanfiller ise hala hayatta olan annelere teşekkürleri sunmak için seçilmiştir. Siz de ister annenize bu günü sembolize eden karanfillerden oluşan bir buket armağan edin, ister en sevdiği çiçeklerden oluşan başka bir demetle ona olan sevginizi gösterin, ama mutlaka annenizi sadece Anneler Günü’nde değil, her gün hatırlamayı ihmal etmeyin…   Bütün annelerin Anneler Günü’nü kutlarız.   Anneler Günü'ne özel çiçeklerden birini hemen annenize gönderin!  

Yüzünüz 'Gül'sün

5 Nis 2011 Kategori: Çiçek Önerileri
  Yüzünüz 'Gül'sün Güzelliğiyle küsleri barıştıran, aşıkları kavuşturan gül, sadece anlamlı bir çiçek değil aynı zamanda cilt/saç bakımının da vazgeçilmez bitkilerinden. Anavatanı Anadolu, İran ve Çin olan gülün, suyu ve yağı, parfüm ya da yiyeceklerde de kullanılıyor. Anadolu'nun gül diyarı olarak bilinen Isparta-Burdur civarında gül ziraatının 120 yıllık bir geçmişi var. Buradan elde edilen gül yağı ve gül suyu, dünya piyasasına yüksek değerden satılıyor. Elimizdeki kaynağın kıymetini bilip, yararlarını öğrenmekte fayda var. İşte gülün faydaları:   • 4 litre üzüm sirkesi içine 10 avuç kuru gül yaprağını ekleyip karıştırın. 15-20 gün güneşte tutup süzün. Gargara, losyon, makyaj temizleyicisi olarak kullanabilirsiniz. • Üç avuç taze gül yaprağını beş dakika suda kaynatın sonra bir çay kaşığı dövülerek toz haline getirdiğiniz ıhlamur yaprağından, bir çorba kaşığı taze kaymak, bir tatlı kaşığı süzme bal ilâve edin. Hazırlanan karışım krem kıvamına gelinceye kadar kestane unu ilave ederek karıştırın. Cildin parlak, nemli ve güzel olmasını sağlayan bu karışımı yüzünüze sürebilirsiniz. • Pul pul dökülen kuru bir cilde sahipseniz bu görünümden kurtulmak için kurutulmuş gül yapraklarını küçük parçalara bölün, süt, mısır nişastası ve bir parça bal ile karıştırın. 15 dakika beklettikten sonra, bu karışımla yüzünüze yavaş yavaş masaj yapın. Bu masaj sayesinde cildiniz kaybettiği nemi geri kazanacaktır. • 3 çay bardağı gül suyuna 1 çay bardağı vazelin koyun ve karıştırın. Bu karışım el ve dudak çatlaklarına iyi gelecektir. • Saf zeytinyağının içine 10-15 damla gül yağı koyun vücuda masaj yapın. • Küvete banyo suyunun içine 11-15 damla gül yağı damlatıp iyice karıştırın, bu karışım hem güzel kokmanızı hem de rahatlamanıza yardımcı olacaktır. • 30 gr şampuanın içine 12 damla gül yağı koyun ve karıştırın. Saç diplerine masaj yaparak saçınızı yıkayın. Bu maske saçınızı besler, saçınızın kepeklenmesini önler. • 2 su bardağı taze gül yaprağını, 2 bardak şeker ile karıştırın. 1 bardak su ile kısık ateşte 1-2 saat pişirin. Ocaktan almadan önce içine yarım limon suyu katın. Bu karışım hafif sindirim sistemi iltihaplarına, romatizma ve eklem iltihaplarına iyi gelir. • 1 litre şarabın içine 1 avuç gül yaprağı atın, yarım saat dinlenmesi için bırakın. Cildinizi bu karışım ile temizleyin. Ciceksepeti.com'da, sevginizi anlatan en güzel çiçek gülün en güzel sunumlarını bulabilirsiniz. Kırmızı ya da beyaz, dilediğiniz renk gülün birbirinden farklı aranjmanlarını sevdiklerinize Çiçek Sepeti farkıyla gönderin. Kaynak: İnternet

Baharın Kokusunu Frezyalarla İçinize Çekin

30 Mar 2011 Kategori: Çiçek Önerileri
  Baharın Kokusunu Frezyalarla İçinize Çekin Frezya, soğanlı, yumrulu ve rizomlu süs bitkileri Avrupa’da karanfilden sonra en çok yetiştirilen bitkidir. Ülkemizde az tanınmakla beraber son yıllarda üretimi artan Frezya’nın anavatanı Güney Afrika’dır. Çeşitli renkleri ve güzel kokusuyla bahar aylarında evlerimizi süsler Frezyalar.   Frezya güzel kokusu sayesinde parfüm endüstrisinde de yerini almıştır. Korm (soğan) özelliği bakımından glayöle benzeyen Frezya'nın, korm dikildikten bir süre sonra üzerinde yeni bir korm gelişmeye başlar. Yeni korm eski kormun üzerinde gelişir. Çiçeklenme döneminde yeni kormun etrafında kormeller meydana gelir. Frezya bitkisinin ortalama boyu 50-75 cm'dir. Kesme çiçekçilikte uzunluk 35-50 cm, saksı çiçekçiliğinde ise 25-35 cm'dir. Fazla sıcağı sevmeyen Frezya'nın ısıtma giderleri de bu nedenle azdır; ısıtılmayan seralarda da yetiştirilebilir.   Frezya nemli toprağı sever. Hafif alkali ve kumlu toprakları tercih eden Frezyalar killi topraklarda da yetişmektedir. Ancak killi topraklarda yetişen Frezya'ların boyları kısa, gövdeleri kalın olduğu için ekonomik değeri de azdır. Frezya’dan sonbaharda çiçek almak için ilkbaharda, ilkbaharda çiçek almak için eylül ayında dikim yapılmalıdır. Frezya düşük sıcaklıkta yetişen bitki olduğu için üretim genellikle kış aylarında yapılır. Frezya bitkisinin çiçeklenmesi ve gelişmesi üzerine en etkili faktör sıcaklıktır. Sıcaklık 14-180 C iken gelişme en hızlıdır. 180 C’nin üzerindeki sıcaklıklarda çiçeklenme gecikir. Bitki uzayıp fazla yaprak oluşturur. Sıcaklık uzun süre yüksek kalırsa çiçeklenme olmaması da söz konusudur. Soğan dikildikten sonra önce yapraklar daha sonra çiçekler oluşur. Gelişim periyodu bitip çiçeklenme periyodu başladığında yapraklanma durur. Bu dönemde sıcaklık yüksek olursa yaprak sayısı artar, çiçeklenme gecikir. Işık etkisi söz konusu olduğunda ise gün uzunluğu dikkate alınmalıdır. Frezya bitkisinin gelişiminde gün uzunluğu sıcaklık kadar etkili değildir. Yapılan çalışmalar bazı çeşitlerde gün uzunluğunun etkili olduğunu, bazılarında ise etkili olmadığını ortaya çıkarmıştır. Kısa günlerde çiçeklenmenin hızlandığı, uzun gün koşullarında ise çiçek sayısının azaldığı görülmektedir.Fresia gelişiminde ışık yoğunluğu önemlidir. Işık yoğunluğunun az olduğu dönemlerde çiçek tomurcuğu sayısı azalır. Düşük ışık yoğunluğu ile birlikte sıcaklıkta yükselirse bitkiler zayıf gelişim gösterirler. Yüksek ışık yoğunluğu çiçek tomurcukları ve yan tomurcukların gelişmesini teşvik eder. Yüksek ışık yoğunluğu ve yüksek sıcaklık birlikte olursa çiçek kalitesi düşer. Bu güzel kokulu çiçeğe evinizde bir yer ayırın ve evinizin havasını değiştirin. Farklı seçenekleriyle Ciceksepeti.com’dan sipariş verebileceğiniz Frezyalar’ı hem kendiniz, hem de sevdikleriniz için alabilirsiniz. Ciceksepeti.com’da bu güzel çiçeklere mutlaka bir göz gezdirin. Gerek görüntüsü, gerekse de kokusuyla aklınızı başınızdan alacak.

Susuz Yaşayan Bir Çiçek: Kaktüs

23 Mar 2011 Kategori: Çiçek Önerileri
  Susuz Yaşayan Bir Çiçek: Kaktüs Dünya üzerinde susuz yaşayabilen hiçbir canlı yoktur; hepimiz suya ihtiyaç duyarız. Diğer tüm canlılar gibi su verilmeyen bitkiler de bir süre sonra solup gider. Ancak bazı bitkiler, susuzluğa diğerlerinden daha uzun dayanabilirler. Susuz yaşayan bitkilerin en bilineni kaktüslerdir. Anavatanları Amerika olan kaktüsün genel olarak yaprak yerine kalın sap ve dikenleri vardır. Bu dikenler bitkiyi hem aşırı sıcak ve soğuklardan, hem de hayvanların saldırısından korur. Adına saguaro denilen, iki yüz elli yıl yaşayan ve ağırlıkları altı tona ulaşan kaktüsler vardır. Kaktüslerin kökleri toprak altında, yüzeye yakın biçimde yayılmış haldedir. Yağmur yağdığında bu köklerle geniş bir alandan su toplayabilirler. Yeryüzünün en kurak bölgelerine hatta çöllerine bile düzensiz ve az da olsa yağmur yağar. Bu bölgelerde yaşayan bitkiler, işte bu yağışlardan ihtiyaç duydukları suyu toplarlar. Bir sonra ki yağışa kadar da saklayabilirler bu topladıkları suyu. Çöllerde yağışlardan hemen sonra, kısa ömürlü çiçekler toprağın yüzeyinde görünür ve hızla yaşam çevrimlerini tamamlarlar. Bir anda çöl rengarenk bir çiçek tarlasına döner ve sonra bir bakmışsınız ki, yine eski çorak yüzüne bürünmüş, bir sonraki sağanağa kadar bütün çiçekler saklanıvermişler kumların içine. Susuz yaşayabildiği gibi, fazla toprak da kaktüsün can vermesine neden olabilir. Kaktüs bitkisi gövdesinden çok daha küçük saksılarda yetişir. Dışarıda satılan kaktüs bitkilerine baktığınızda, kocaman gövdeli kaktüslerin minicik saksılarda yaşadığını rahatlıkla görebilirsiniz. Eğer kaktüs bitkisini büyük bir saksıya dikerseniz, kaktüsün büyümesinin durduğunu görürsünüz. Çünkü kaktüs alıştığından fazla toprakla temas ederse yaşayamaz.