Karlı Hava Dostu 'Kardelen'

9 Mar 2011 Kategori: Çiçek Anlamları
  Karlı Hava Dostu 'Kardelen' Ülkemizde kuzey ve doğu Anadolu’da yetişen Kardelen çiçeği, karlı günlerde de çiçek açtığı için baharı müjdeleyen, yılın ilk açan çiçeği olarak kabul edilir. Bahar ayında beyaz renkli çiçeği olan bu soğanlı bitkiye ilk botanikçiler soğanlı menekşe demiştir. Kardelenin anlamı, kara benzeyen süt çiçeği demektir. Kardelen sadece karda değil, eğer tüm şartlar sağlanırsa su üzerinde bile çiçek açabiliyor. Soğuk ve karlı kış günlerinde bile çiçek verebilmesi ve dayanıklılığı sayesinde peyzaj mimarlarının listesinde ilk sıralarda yer alıyordu. Bu bitkinin otsu kısmı kalp kuvvetlendirici, midevi ve adet söktürücü etki gösterir. Yumrusundan yapılan lapa çıbanları olgunlaştırmaya yarar. Yumrularından elde edilen galantamin son yıllarda kas uyarıcı olarak özellikle çocuk felci hastalığında kullanılmaya başlamıştır. Galanthus elwesii adlı kardelen türü 1874 yılında İzmir’in dağlık bölümlerinde bulunmuş ve botanik bilimine tanıtılmış. O günden sonra yapılan çalışmalarda çiçeğin ükemizde 10′a yakın türü olduğu keşfedilmiş. Kardelenin Anadolu’ da bir kaç türü yetişir bunlardan bazıları galanthus nivalis, glanthus elwesii, galantus latifolius’dur. Yaklaşık 900-1800 metre yükseklikte ve nemli, humuslu toprakta kolayca yetişebilen, eksi 15 derece sıcaklıktan bile etkilenmeyen bu dayanıklı çiçekler ocak ayından mart sonuna kadar çiçek açabiliyor.

Ruhu Olan Çiçekler

23 Şub 2011 Kategori: Çiçek Anlamları
Her şeyiyle sanattır çiçek! Sanatta ruh varsa çiçeklerde de vardır; çiçek sanatında da. Japon çiçek düzenleme sanatı olan İkebana, ruhu olan çiçekler yaratmanız için ortayaçıkmış aslında. Bu konuya geçmeden önce İkebana hakkında kısa bir terimsel bilgi vermekistiyoruz. ‘İke’; canlı tutmak, hayat vermek, ‘bana’ da çiçekler anlamına geliyormuş. Yaniikebana, kelime anlamıyla çiçekleri canlı tutmak, onlara hayat vermek demek. İkebana sanatında çiçekler üst üste dizilerek düzenlenir tasarım. Düzenleme, gönderilecekkişinin çeşitli ruh hallerinden renk uyumuna kadar değişen çeşitli simgeler içeriyor. Kısacaher buketin taşıdığı bir anlam, her rengin ise taşıdığı bir mesaj var İkebana’da. İkebana'da çiçekler şimdiyi, tomurcuklar geleceği, tohumlar geçmişi simgelermiş. ‘İkebana sanatı,bir beceri ya da el çabukluğu kazanma öğretisi değil; öze, ruha, gerçeğe yönelme yoludur’denerek açıklanıyor internetteki kaynaklarda. Neler gerekli? Ikebana çalışmaları için gerekli orjinal Japon vazoları tüm dünyada satılıyor. Türkiye’deise orjinal olsun olmasın, yerli malı olan bir çok vazo ve kaplarla Ikebana buketi yapmakmümkün. Dal seçiminde ise kışın kalıcı yapraklı dallar, çamlar ve yapraklarını dökmeyen tüm ağaçlarve az sayıda taze çiçek öneriliyor. İlkbaharda da tomurcuklu dallar ve turfanda çiçekler.Yazın çeşitli çiçekli dallar ve istenildiği kadar çiçekle, sonbaharda kızıl renkli yapraklı dallarla,kuru dallar ve başta Kasımpatı olmak üzere, tüm saksıda yetişen ve su bitkileri çiçeklerikullanılabiliyor. Kap için de üç belirleyici özelliğk var. Biçim, renk ve dekor. Bunların Ikebana’nin kendisi ileuyumlu olmasi gerekiyor. Fazla süslü-püslü, gösterişli kaplardan kaçınmanız öneriliyor. Kabınsadeliği ölçüsünde düzenlemenin asıl güzelliğinin daha çok ortaya çıkacağı şüphesiz.     Nasıl yapılır? Dalları ve çiçekleri, dengelerinin bozulmaması için sağlam yerleştirmek gerekiyor. Japonçiçek sanatı üsluplarından Rikka, Seika ve Nageire’de yerleştirme işlemi ‘tome’ denilendal parçacıkları ile yapılıyor. Tüm modern Ikebana buketlerinde ise ‘kenzan’ adı verilen,demirden yapılmış çivili bir kalıp (pikflor) kullanılıyor. Dallar bu kalıbın çivileri uzerinesaplanıyor. Sert ve odunumsu dallar ve fazla sert çiçek sapları daima verev kesiliyor. Dallar kalınsa, sapdipleri ya yarılıyor ya da içten oyuluyor ve sapı düşey tutarak kenzana bastırılıyor. Eğer dalıneğik durmasını istiyorsak, dalı kenzanın çivileri arasına sıkıştırarak, kabuklu tarafı çivileregelecek şekilde, istediğimiz açıda eğiyoruz. Daha yumuşak olan çiçekli dalların sapları ise dikey olarak kesiliyor. Verev kesersek, kenzana oturtmak güçleşeceği gibi çiçeklerin ağırlığının sapı kırması olasalığı da var.   İkebana’nın tarihi Budist tapınaklarındaki dini törenlerde çiçek sunma adeti, ikebananın da doğuşunu sağlamış.Kısacası İkebana’nın kökeni, Buda'ya sunulan çiçeklerden geliyor. Bu sanat Japonya'ya 7. yüzyılda, Japonya'nın Çin'deki Büyükelçisi tarafından getirilmiş. Budistrahipler, savaşçılar ve soylular, İkebana sanatını geliştirmiş, Japonlara has özellikler katmışve yaygınlaşmasında büyük rol oynamış. 20. yüzyılın başlarında Japon kadınları da onlarakatılmış.  

Nergis Ayı Geldi

22 Şub 2011 Kategori: Çiçek Anlamları
Bir çiçeğe bakabilmek ve onunla uğraşmak en az çiçek almak ya da göndermek kadarzevklidir. Baharın yüzünü göstermeye başlamasıyla her yerde karşınıza çıkacak bir çiçek olanNergis çiçeği, gönderilen kişiye ‘Çok güzelsin’ mesajını iletir. Bu hafif ukala ama bir o kadar dagüzel çiçeğe ister vazoda, ister saksıda isterseniz de bahçede bakabilirsiniz. Aşk çiçeğidir Nergis. Kendine aşık Narkisos’tan gelir hikayesi. Alımlıdır. Mis gibi kokar. Haklıbir uklalalığı vardır. Başta Avrupa olmak üzere, kuzey ılıman kuşakta kendiliğinden yetişen40 kadar türü vardır. Kendine aşık Narkisos’tan alır ya adını; o yüzden kendi değerini deiyi bilir bu çiçek. Ona iyi bakmazsınız yüzünü göstermez size. Sevdikleri ve sevmediklerivardır. Kişilikli çiçektir. Bugün kesme çiçek yada bahçe çiçeği olarak yetiştirilen nergislerinmelezleme yoluyla üretilmiş 1000’den fazla çeşidi vardır. Nergisler nötr veya hafif alkali kireçli katmanlar üzerinde oluşmuş gevşek yapılıtopraklarda iyi gelişir. Çok killi, taban suyu yüksek, asitli toprakları sevmez. Yarı gölge alanlardan hoşlanır. Nergislerin gelişiminde lodos rüzgarının da önemi vardır. Lodos rüzgarı bitkiningelişimini hızlandırırken, poyraz rüzgarı gelişimini geriletmektedir. Nergisgillerde sap 20-80 cm kadar yükselebilmektedir. Ek bilgi; nergisgillerin çiçeğini vermiş olan soğan ekilirse, bir dahaki seneye çiçekvermezmiş. Nergis çiçeğinin faydaları: Her ne kadar soğanları zehirli olsa da az miktarda kullanıldığında sağladığı faydalar da vardır.Yatıştırıcıdır. Ateşi düşürür, sarada faydalıdır, kusturucu olarak kullanılır, kabızlığı giderir veishal yapar, rahim ve mesane ağrılarını giderir. Nergis çiçeğinin mitolojik hikayesi: Yunan Mitolojisinde Narkisos, kusursuz fiziksel güzelliğe sahip olan bir gençtir. Bu nedenlesu perileri ona büyük ilgi duyar ama hiç biri karşılık alamaz. Narkisos'a tutkun olan Eko adlıbir su perisi bir gün ona yaklaşmayı dener ve sert bir şekilde reddedilir. Eko, kederinden veutancından eriyip yok olur ama giderken geride Narkisos'un sözlerini yankılayan kendi sesinibırakır. Bunun üzerine intikam alınmasını isteyen su perilerinin bu talebine uyan tanrılar,Narkisos'un da karşılıksız bir aşk yaşayarak cezalandırılmasına karar verirler. Bir gün dağdaki berrak bir su birikintisine bakan Narkisos, kendisinin sudaki yansımasınıgörür ve suda yaşayan çok güzel bir varlıkla karşı karşıya olduğu sanıyla anında aşık olur. Amane bu görüntüden ayrılabilir, ne de sarılmak istediğinde koybolan bu yansımadan bir karşılıkalabilir. Sonunda suya düşüp ölür. Su perileri Narkisos'u gömmek için geldiklerinde, onunda yokolup gittiğini ve yerine bir çiçek bırakmış olduğunu görürler. Sonradan "Nergis" diyeanılacak bir çiçek.
Manolya [Fazlası]
Çin kültüründe yeni yıla girerken – ve yeni yıl hazırlıklarının yapıldığı Aralık ayı boyunca, özellikle de 31 Aralık gecesi – evde şakayık bulundurmak uğur getirirmiş. İngiliz-Çin cemiyeti web sitesi www.dimsum.co.uk ‘in yalancısıyız… Bu kültürde Şakayık aynı zamanda aşkın da simgesiymiş; bir de feminen güzelliğin… Şanslı ve bereketli bir yıl geçirmek istiyorsanız bu çiçekten evinizde bulundurmanız gerek. Şakayık çiçeğini yılbaşı gecesinde dekoratif bir süs olarak kullanmanız da mümkün. Çiçeklerin kendisini kullanabileceğiniz gibi yapraklarını su dolu oval bir cam kaseye koyarak da sergileyebilir ve hoş bir dekorasyon elde edebilirsiniz. Ama önce bu çiçek hakkında bilmeniz gerekenler var. -Beyaz, pembe, sarı, kırmızı ya da lila rengi açan çiçekleri en az bir buçuk ay açık kalıyor. - Saksıda ya da bahçedeki şakayık solarsa atmanıza gerek yok. Saksıyı değiştirmeden sulamaya devam ederek yeniden canlandırmak mümkün. - Şakayıklarınız kesme çiçek halindeyse onları çok soğuk olmayan – oda sıcaklığındaki bir suyla dolu vazoya koymanızı öneririz. Uzun gelen saplarını da açılı/eğri kesmelisiniz. Saplarını fazla kısa kesmememiz de saha çok çiçek açmasını sağlamanız açısından önemli. - Suyunu her gün ya da en fazla iki günde bir değiştirmeniz, arada bir de suya beyaz şeker atmanız tavsiye edilenler arasında. - Şakayıklar da hemen hemen btün çiçekler gibi direkt güneş ışığından hoşlanmıyor. Mandalina ağacı Çin inanışına göre yeni yılda şans getiren ve evde bulundurulması gereken bir diğer çiçek de mandalina ağacı. Hemen hemen bütün Çin evlerinde bir mandalina ağacı mutlaka bulunurmuş. İyi şansın simgesi yani. Mandalina ağacını isterseniz bahçenize ekebilirsiniz. Makbul olanı da bu aslında fakat bahçeniz yoksa üzülmeyin, bu ağaçların bonzai tipi 60 cm uzunluğundaki bodur hali de mevcut.
Her davette ve her özel günde olduğu gibi kapı süsünden tutun da masa süsüne yılbaşı gecesinde de çiçekler gecenin yıldızı! Ama bu sefer yardımcı yıldız. Çünkü gecenin asıl yıldızı çam ağaçları! Aralık ayının çiçeği, ağacı, süsü, teması; kısacası her şeyidir çam ağaçları; nam-ı diğer yılbaşı ağaçları. Yılbaşının en zevkli yanlarından biridir yılbaşı ağacını hazırlamak, süslemek. Başlı başına parti gibi… Çocuk yetişkin herkes için ayrı bir keyif. Altını da hediyelerle doldurursak tamam işte! Ufak bir öneri; gerçek bir çam ağacı alıp yılbaşı gecesinden sonra da ağacı bahçenize ekebilirsiniz. Gerçek ya da yapay, her evin ‘Aralık ayı neşesi’ olan yılbaşı ağaçlarını süslemek bir şölendir. Fakat süsler uygun seçilmezse bu şölen bir felakete de dönüşebilir. Eğer bu sene evinizde bir parti vermeyi planlıyorsanız, yılbaşı ağacı gecenin en önemli unsuru demektir sizin için. Özensiz hazırlanmış bir ağaç yerine her geleni kendine aşık edecek bir ağaç tercih edersiniz diye tahmin ediyoruz. İşte bu yüzden en güzel yılbaşı ağacı sizin olsun istiyorsanız, bu önerilerimize kulak verin Yılbaşı ağacınızın sağında solunda beyaz güvercinler olduğunu düşünün. Hem değişik hem de harika değil mi? Güvercinleri misina ile tavandan sarkıtabilir, hatta resimdeki gibi beyaz ya da gümüş renk zincirleri taşıyormuş gibi bir görüntü verebilirsiniz. Ufak bir öneri; gerçek bir çam ağacı alıp yılbaşı gecesinden sonra da ağacı bahçenize ekebilirsiniz. Gerçek ya da yapay, her evin ‘Aralık ayı neşesi’ olan yılbaşı ağaçlarını süslemek bir şölendir. Fakat süsler uygun seçilmezse bu şölen bir felakete de dönüşebilir. Eğer bu sene evinizde bir parti vermeyi planlıyorsanız, yılbaşı ağacı gecenin en önemli unsuru demektir sizin için. Özensiz hazırlanmış bir ağaç yerine her geleni kendine aşık edecek bir ağaç tercih edersiniz diye tahmin ediyoruz. İşte bu yüzden en güzel yılbaşı ağacı sizin olsun istiyorsanız, bu önerilerimize kulak verin. Yılbaşı ağacınızın sağında solunda beyaz güvercinler olduğunu düşünün. Hem değişik hem de harika değil mi? Güvercinleri misina ile tavandan sarkıtabilir, hatta resimdeki gibi beyaz ya da gümüş renk zincirleri taşıyormuş gibi bir görüntü verebilirsiniz. Kırmızı ve yeşil yeni yılın rengidir zaten. Yılbaşı süslemesinin olmazsa olmaz renkleri… Ekstra öneri; Çam ağacı köşeli olduğu için yuvarlak süsler kullanmanız görüntüyü yumuşatır ve görselliği artırır. Kalp, yonca ya da yılbaşı kesesi gibi şekilleri de unutmamak gerek. Yılbaşı ağacından sallanan bu minik süsler, ağacınıza renk ve şıklık katacaktır. Feng Shui’ye göre yılbaşı ağacı süslemesinde, suyu temsil eden mavi rengini kullanmak ortama ferahlık veriyormuş. Mavi yılbaşı süsleri fena görünmüyor, değil mi? Ferah bir sene için denemekte fayda var. Altın renkli süslemelerle ağacınızı daha az ‘cici’ ama onun yerine daha ‘şık’ yapabilirsiniz. Eğer yılbaşı için hazırladığınız yemek masasını altın renklerinde dekore etmeyi planlıyorsanız bu süsler tam size göre! Kendi ağaç süsümü kendim yaparım diyenler için… Bu el yapımı beyaz meleğimsi bebekler de oldukça dekoratif. Nasıl yapıldığı ise burada. Jingle Bells şarkısından dolayı süslememizi çansız bitirmemiz olmazdı hakikaten. Yılbaşı çanları da çam ağaçlarına en yakışan süslerdendir. Ve tabii ki ışıklar! Işıksız bir yılbaşı ağacı düşünülemez bile! Sokaklar, apartmanlar, bahçeler, evler ışıl ışıl! Yanıp sönen ışıklardan çok, sadece yanan ışıkları tercih edin. Yeni trend buymuş.
Kış günü canlı ve bahar kokusu ile açan çiçeklerden daha güzel birşey olamaz! Çiçeklerin göz ardı edilemez bir büyüsü vardır hep. Bu büyü yarattıkları mucizevi mutluluk hissinden mi gelir yoksa her birinin sahip olduğu kendilerine has hikeyelerinden mi bilemiyoruz ama simgeledikleri her şey mutlulukla ve güzellikle bağlantılıdır, o kesin. Hayatın koşuşturmacası içinde 1 dakikalığına da olsa durdurur herkesi; derin bir es verir, nefes aldırır mis kokusuyla, yeniler insanı. Nergis de diğer çiçekler gibi efsanevi bir hikayesi olan; hikayesi kadar kokusuyla da büyüleyen bir çiçek; aşk çiçeği! Adını aldığı, yakışıklılığı dillere destan Narkisos gibi mağrur dursa da, işini bilen çiçeklerdendir. Dünyadaki en popüler çiçeklerden biridir de ayrıca. Efsaneye göre dünyanın en güzel, yakışıklı erkeği Narkissos Karaburun’da yaşar. Bu güzel ve yakışıklı erkeğe civarda yaşayan tüm kızlar, hatta periler bile aşıktır. Narkissos’tan yüz bulamayan perilerden biri Tanrı Zeus’a yalvararak Narkissos’un cezalandırılmasını ister. Tanrı perinin bu isteğini kabul eder ve “Başkalarını sevmeyen kendisini sevsin”der. Erkek güzeli Narkissos bir gün su içmek için göle eğildiğinde suda kendini görür ve kendi kendine aşık olur; kendine bakma aşkına karşı koyamaz ve yine kendine bakarken bir gün düştüğü gölde boğulup ölür. Narkissos’a aşık periler sevdikleri yakışıklı adamı sudan çıkarıp gömmeyi düşünürlerken, sudan hiç bilmedikleri, görmedikleri bir çiçek çıkmaya başlar. Periler rengiyle, kokusuyla çok beğendikleri çiçeğe Narkissos adını verirler. Nergis adı da buradan gelir. Nergisin anavatanı olan Mordogan ve Karaburun köylerinde Aralık ayı nergislerin hasat zamanı. Bu yüzden de Aralık ayı için Nergis ayı derler. Psikolojide de ‘kendini beğenme’ dürtüsüne narsizm denir; bu deyiş de yine bu efsaneden gelir. Bir çiçek bu kadar güzel olur ve kokar da kendi güzelliğinin farkına varmaz olur mu? Tabii ki olamaz. Ama nergis çiçeği aşk konusunda adını aldığı Narkisos gibi değildir; sevildi mi o da verir sevgisini, en güzel çiçeklerini ve kokusunu. Şifa bile verir hatta. Bütün becerisine sunar insanoğluna… Kısacası nergis, her sevgiliye gönderilmesi ve alınması gereken ve her evde bulunması gereken çiçek kategorisine girer. Nergis çiçeğinin bakımı - Fulya,beyaz nergis, yabânî zerren gibi çeşitleri vardır. - Yabancı kaynaklara göre Ağustos ayından Kasım ayına kadar ekimi gerçekleştirilmelidir. - Organik maddelerce zengin, nemli, kumlu, tinli toprakları sever. Çok killi, taban suyu yüksek, asitli toprakları sevmez. - Lodos rüzgarı bitkinin gelişimini hızlandırırken, poyraz rüzgarı gelişimini geriletmektedir. - Haftalık sulama ya da 3-4 günde bir sulama yeterlidir. Ne de olsa mağrur çiçek; kendi kendine yetebiliyor yani! - Direkt gün ışığı yerine dolaylı ışık sever. - Nergisler kendilerini yapraklarından yeniler. yabancı kaynaklara göre çiçek açtıktan sonra bu yaprakların büyümesine, gelişmesine ve sonra da ölmesine izin verilmeli. Bu nergisin çiçek soğanının kendini yenileme süreciymiş. Eğer yaprakları tam ölmeden, sırf çirkin görünüyorlar diye koparırsanız soğana zarar vermiş olursunuz. Nergis çiçeğinin faydaları: Her yönü ile temizleyici bir özelliğe sahip çiçektir nergis. Nergis koklamak geniz tıkanıklığını açar. Cüzzam ve abraş hastalıklarına karşı faydalıdır. Nergisin öğütülmüş kökü, sinirlere kadar ulaşmış olan yaraları iyileştirir. Temizleyici özelliği vardır. Kaynatılıp suyu içildiği veya haşlanarak yenildiği zaman kusmayı tahrik eder, midenin dibindeki rutubeti çeker. Soğuktan meydana gelen nezleye karşı faydalıdır. Rutubet ve safradan meydana gelen baş ağrısına karşı da faydalıdır.
Herkes bilir ki çiçek demek düşünceli olmak demek. Sevgiliye çiçek ise romantik olmak demek.Madem romantik olmaya karar verdiniz, bu işi tam yapalım o zaman. İşin köküne inelim, çiçeklerleneler dediğimizin tarihine bakalım. Her çiçeğin bir anlamı var değil mi? Peki bu anlamlar nereden geliyor diye düşündünüz mü hiç? Türk edebiyatında – özellikle klasik Türk şiirlerinde ve Osmanlı-Türk kültüründe – gerek benzetmegerekse gerçek anlamı ile oldukça sık kullanılır çiçek. Türkler için ayrı bir özelliği vardır çiçeklerin.Çiçekler, klasik Türk şiirinde duyguların dili olmanın yanı sıra kendi sahip oldukları özellikleri ilesevgiliyi tasvir etme kısmında oldukça yardımcı olmuş şairlere. Hatta çiçeklerin dili de buradan gelmişneredeyse. Hangi çiçeğin ne ifade ettiği şiirlerle başlamış. Bazı kaynaklara göre çiçek dili, 1600’lü yıllarda eşiyle birlikte Türkiye’de yaşayan Mary WortleyMontaqu tarafından İstanbul’da geliştirilmiş. Geliştirilen bu dil daha sonra – 1716 yılında –İstanbul’dan İngiltere’ye geçmiş; oradan da dünya geneline. Bu konuda yazılmış makaleler, üzerine yapılmış araştırmalar bile var internette yayınlanan. Hatta çokda ilginç sonuçlar var. - Gülün divan şiirinde bu kadar yoğun bir ilgiyle karşılanmasının sebepleri; en güzel ve enalımlı çiçek sayılması, sevgilinin yüzü, yanağı ve dudağı gibi en çok dikkat çeken ve en güzeluzuvlarıyla benzerlik göstermesi, güzel görünümü yanında dokunma ve koku alma duyularınada hitap etmesi ve Hz.Muhammed ve Hz.Yusuf gibi toplumda saygı gören din büyüklerininsimgesi olarak benimsenmiş olması. Bu arada gülün renginden bahsedilen beyitlerin yüzde80’i kırmızı gül, yüzde 15’i beyaz gül, yüzde 5’i de sarı gül üzerinedir. -  Lâlenin klasik Türk şiirindeki temel işlevi ise sevgili, güzel, gelin, asker gibi şahıslar; sevgilininyanağı, dudağı; âşığın yüzü, vücudu, kanı, gözyaşı ve yaraları gibi uzuvlar; kadeh, şarap, tabakgibi eşya; güneş, ay, yıldız gibi kozmik unsurlar. -  Klasik Türk şiirinde en çok kullanılan çiçeklerden biri de sümbül. Sümbülün divan şairlerininilgisini çeken en belirgin özellikleri; güzel kokulu olması, kıvrımlı, dalgalı ve karmaşıkgörünümü, genellikle siyaha yakın rengi ve baharın habercisi olması. -  Bir de nergis. Daha çok beyaz ve sarı renkli taç yaprakları, çiçek kısmının yuvarlak olması,suya ihtiyaç duyması, taç yapraklarının yere yakın ve eğik olması, kokusuz ve meyvesizolması, ince ve zarif görüntüsü ile şiirlere misafir edilmiş nergis. Araştırmalara göre nergisinklasik Türk şiirindeki temel işlevi sevgilinin gözü ile benzerlik göstermesi. Ayrıca gül, lâle vesümbüldekinin aksine nergisle soyut kavramlar arasında ilişki kurulmamış direkt şahıslaraatfen kullanılmış. -  Yasemin, klasik Türk şiirinde yumuşak dokulu, beyaz ve sarıçiçekli, güzel kokulu ve tırmanıcıözellikleriyle dikkat çekmiş hep. Bu özellikleriyle bağlantılı olarak yasemin klasik Türk şiirindesevgili ve sevgilinin saçı, yüzü, yanağı, teni gibi uzuvlarıyla benzerlik kurmak için kullanılmış. -  Menekşenin kısa boylu ve taç yapraklarının yere eğik olması, taç yapraklarının küçük ve kıvrımlı şekli, güzel kokulu olması, renkli görüntüsü, çiçeklerini ilkbaharda açmasıve zor şartlara karşı dayanıklı olmasıdır divan şairlerinin ilgisini çekmiş hemen. -  Kuvvetli ve güzel kokulu olması ile Reyhan, sevgilinin başta saçı olmak üzere hattı, kâkülü veperçemiyle ilişkilendirilmesine de sebep olmuş. -  Taç yapraklarının kırmızı, özellikle de eflatun ve eflatunun değişik tonlarında olması,erguvanın divan şairlerince şarapla özdeşleştirilmesine sebep olmuş. Ve tabii ki sevgili… -  Ve karanfil. Hem güzel kokulu, sarı taç yapraklı çiçek hem de hoş kokulu bir baharatanlamıyla kullanılan karanfil; testiye karanfil koymak, kumaşlara karanfil motifleriişlemek, ağızda karanfil (kökü) çiğnemek alışkanlıkları ile Türk şiirlerindeki yerini almış. Kaynak: Klasik Türk Şiirinde Duyguların Dili: Çiçekler, 2007
Çiçek göndermek ne demek sorusuna en iyi cevabı eksisozluk’çüler vermiş. Eksisozluk.com’da karşıma çıkan ilginç, komik ve bir o kadar da mükemmel anlatılan ‘çiçek gönderme’ eylemi… -          Ofisinizde çalışırken veya evinizde otururken, kapıya gelen tanımadığınız adamın elinde kocaman buketle adınızı teyit ettirmesiyle, hangi psikolojide olursanız olun sizi şaşırtacak, hayatınızda hoşluk yaratacak, incelikli insan marifeti. -          Ummayan birine gönderdiğinizde çiçeği alan kişinin dumurunu düşünüp sinsi sinsi sırıtmanıza sebep olan hadise. Bir de bunun sonucunda o mutlu olunca sizde olursunuz tabi. -          Ufak bir oyuncak ve çikolata eşliğinde gönderilince; gönderileni havalara uçuran şey. -          Doğum günü, sevgililer günü, anneler günü, babalar günü ya da yıldönümü gibi özel günlerde değil de hiç umulmadık bir zamanda sürpriz olarak yapıldığında alıcıyı mest eden hareket. -          16-25 yaş döneminde istisnalar söz konusu olsa da ben seni seviyorum demenin yolu.
  Kış aylarındaki keyif unsurlarından biri olan, ülkemize has sahlep tozu orkidelerin yumrularından elde ediliyormuş. Güney kutbu hariç bütün iklimlere yayılmış 20 binden fazla orkide çeşidi var. Mesela Anadolu ve Kıbrıs’ta yetişen birçok orkide cinsi mevcut. Hatta bunların bir bölümü ‘Sahlepgiller’ olarak tanınıyor. Dünyanın en zor açan çiçeği safran çiçeğiymiş. Kendi ağırlığının 100 bin katı kadar sıvıyı sarıya boyayabilen bu çiçek; kozmetik, gıda ve ilaç endüstrisi gibi sektörlerde kullanılıyor. Bolivya’da yetişen, az rastlanır bir bitki olan Puya Raimondii, sadece 150 yılda bir çiçek açıyormuş. Hayat, aşk ve ölümsüzlük sembolü olan lalenin ortaya çıkması, Konfüçyüs zamanına dayanıyor. 1600’lerin sonlarına doğru, Hollanda’da lale tohumlarının ücretlerinin bazen çok değerli metal fiyatlarının dahi üstüne çıktığı olmuş. Tek bir soğanın ücretinin 2000 Amerikan dolarının üstünde satıldığı söyleniyor. Modern malzemelerin kullanımından önce cankurtaran yeleklerinin yapımında ayçiçeği sapları kullanılırmış. Geçmiş zamanlarda lalenin çiçek soğanı normal soğan olarak da kullanılırmış. 1.Dünya Savaşı’nda Alman askerlerinin üniformaları ısırgan otu çiçeğinin liflerinden yapılırmış. Dünyadaki en büyük orkide 20 m uzunluğundaymış. Dünyadaki en pahalı çiçek Altın Orkideymiş. Malezya’da Kinabalu dağında yetişen bu çiçek 15 yaşına geldiğinde çiçek açıyor. Bu orkidenin fiyatı ortalama 5 bin dolar. Guinnes Rekorlar Kitabı’na da geçen dünyanın en büyük gülü Amerika Arizona’da yetiştirilmiş. Büyüklüğü bir futbol sahası kadar olan gül çiçek açtığı zaman 200 binden fazla çiçek veriyormuş. Krizantem Feng Shui’ye göre bulunduğu ortama mutluluk getirirken ve Japonya’da her yıl 9 Eylül’de festivali düzenlenirken, Malta’da ise aynı çiçeğin cenazelerde kullanılmasından dolayı evde bulundurulmasının uğursuzluk getirdiğine inanılıyor. Dünyadaki en büyük ve en kötü kokan çiçek Titan Arum çiçeğiymiş. 3 m’ye kadar uzayan bu çiçeğin bir diğer adı da – kokusundan dolayı – ceset çiçeği. Ne kötü bir isim… Bir arının 1 litre bal yapabilmesi için yaklaşık 2 milyon çiçek gerekiyormuş. Japon geleneğinde hasta kişiye kesme çiçek götürmek uğursuzluk getiriyor. İnanışa göre çiçekler kesildiği için zaten ölü sayılıyor; o sebeple de saksıda canlı çiçek götürülüyormuş. Bazı kaynaklara göre çiçek aranjmanı geleneği MÖ 2500 yıllarındaki Mısır kültürüne dayanıyor.