Sizce de öyle değil mi? Aşk dediğimiz olgu, tat katmaz mı hayatımıza? O kattığı tatla da dünyamızı tatlandırmaz mı? Aşk, hayatımıza girdiği anda modumuzu değiştirebilen tek duygudur. Çok istersek öfkeyi, neşeyi ya da hüznü gizleyebiliriz belki ama aşkı gizleyemeyiz! Gelir, tam da merkezimize oturuverir birden, ne engel olabiliriz, ne de onsuz yapabiliriz artık, yani olan olmuştur. Sıra gelmiştir bu kaçınılmaz sonun tadını çıkarmaya!
Aşık olunca insan, mutluluk kendiliğinden gelir. Artık yalnızca kendi mutluluklarınız değil, onun mutluluğu da sizin için önemlidir. Hele sizin sayenizde mutlu oluyorsa, değmeyin keyfinize. Onun sevdiği yemekler pişirilir, onun için kek, kurabiye yapılır, ev onun istediği gibi döşenir, çünkü o mutluysa siz de mutlusunuz demektir.
İşte sizi böyle tatlı duygular denizinde yüzdüren, yüzünüzü güldüren, içinizi ısıtan o aşkın sahibi, bu hafta sizin tarafınızdan ne kadar çok sevildiğini, hayatınızda ne kadar büyük bir yer kapladığınızı ona göstermenizi bekliyor olabilir. Çünkü Sevgililer Günü’ne sayılı bir zaman kaldı. Siz de ona olan aşkınızı anlatmak için yavaş yavaş kolları sıvamalısınız haliyle.
Eğer sevginizi anlatmanın tatlı bir yolunu arıyorsanız, olmuşken de en tatlısı olsun diyorsanız, o zaman Çiçek Sepeti Gurme kek ve kurabiye buketleri gerçek kurtarıcınız olacak. Bu tatlı aşk, hayatına bu buketler üzerinde tat bulacak.
Aşkınızın tadı damağınızdan silinmesin! J
Ah neler neler söyler değil mi dile gelse aşkınız? Ne uykusuz geceler kalır, ne yemeden içmeden kesildiğiniz sofralar… Bir de şarkılar, hani içinizi okuyan… Bu aralar aşk meşk konuları biraz daha gündemde, malum, o büyük gün yaklaşıyor, sevgilerin ölçüldüğü, hediyelerin yarıştığı, sevgi sözcüklerinin biriktirildiği o büyük gün, yani Sevgililer Günü.
Bekarlar için biraz sıkıcı, hatta kabus etkisi yaratsa da, biz seven kalpleri düşünen bu özel güne yine değinmeden geçmeyelim. Sevgililer Günü, orijinal adıyla “Valentine’s Day” elbette kendiliğinden ortaya çıkmış bir gün değil, her özel gün gibi onun da bir efsanesi var. III. Yüzyılda “Zalim” lakaplı bir Roma İmparatoru olan II. Claudius, savaş döneminde kimseye göz açtırmamaya başlamış, ülkedeki tüm erkekleri askere ve savaşa gönderiyor, ülkede erkek bırakmıyormuş. O kadar ileri gitmiş ki askerliğe engel oluyor diye evliliği de yasaklamış. Bu kadar ileri gidince ülkede ne huzur kalmış, ne aşk! Birbirlerini deliler gibi seven çiftler kavuşamaz olmuş, herkes aşk acısı içinde kıvranıyormuş. Bu gencecik kalplerin böylesi acı çekmesine göz yumamayan Aziz Valentine, gençlerin gizli gizli nikahlarını kıyıyor, köy köy gezerek imparatorluğun yaptığı yanlışları anlatan vaazlar veriyormuş. Tabi hem aşıkları kavuşturarak bir yasağı çiğnediği için, hem de imparatorluk hakkında atıp tuttuğu için yakalanmış ve hapse atılmış.
Günler geçmiş, Valentine’in dualarla şifa dağıttığı efsanesi yayılmış oralarda. Gardiyanın güzeller güzeli fakat gözleri görmeyen kızkardeşi Julia, şifa bulabilmek için Valentine’in yanına gelmiş. Günlerce gecelerce konuşmuş, birlikte dualar etmişler. 13 Şubat günü, edilen tüm dualar gerçek olmuş ve Julia’nın gözleri açılmış, fakat ertesi gün yani 14 Şubat günü Aziz Valentine idam edilmiş. Ölmeden önce Julia’ya hissettiği duyguları anlattığı bir mektup yazmış fakat bu mektup Valentine idam edildikten sonra Julia’nın eline geçmiş. O gün bugündür, 14 Şubat, Aziz Valentine’in anısına kutlanan bir gün olmuş. Seven kalpler ve Valentine’in kavuşturduğu aşıklar onu hiç unutmamışlar.
İşte bu günün efsanesi böyle. Sizin şimdi kutlamak için çiçek, hediye aldığınız bu özel gün, yüzyıllardır unutulmadan kutlanıyor. Siz de artık efsanesini biliyorsunuz, bu sevgi dolu günün hatırına siz de sevgilinizi bu Sevgililer Günü’nde mutlu edin. Gönlünüzden kopan bir çiçek, sizin sevgi sözcüklerinizi destekleyecek bir buket gül yeter aşkınızı anlatmaya ve bu özel günü kutlamaya.