Bu ürünün kampanyalı satışı stoklarla sınırlıdır. Bir tüketici bu kampanya stoğundan maksimum 10 adet satın alabilir.
Çiçeksepeti kampanya koşullarında değişiklik yapma hakkını saklı tutar.
Ürünün iade politikasını öğrenmek için tıklayın.
Bu ürün MİRHAN KİTAP tarafından gönderilecektir.
Bu satıcının ürünlerinde geçerli 350,00 TL Üzeri Kargo Bedava
Bu Satıcının Tüm Ürünlerini Görüntüle
Ürün sayfasında gördüğünüz fiyat bilgileri, satıcı tarafından belirlenmektedir.
Ünlü edebiyatçı Mark Twain'in (gerçek adıyla Samuel Langhorne Clemens) düşün kitabı olan ‘İnsan Nedir?' şaşkınlık verici bir eserdir. Günümüzde bu eseri okumak bir şans, çünkü ‘İnsan Nedir?' belirli bir zümre için sadece 250 adet basılmıştır. Eserin sayfalarına daldığınızda neden sınırlı sayıda basıldığını daha iyi anlayacaksınız. Twain bizlere, insan olmaya dair bildiğimiz birçok olguyu çürütüp çöpe atmamıza neden olurken aynı zamanda çok farklı bakış açıları kazandırıyor. Eseri okurken Yaşlı Adam acaba Mark Twain mi sorusu aklınıza gelebilir. Buna, yine de diğer Twain okumalarınızı temel alarak siz karar verin. ‘İnsan Nedir?' her satırda her satırda akıl, iyilik, kötülük, vicdan, özgür irade, bencillik, düşünce gibi pek çok konuda okuru yüzleşme ve tartışmaya dâhil ederken, hayatı farklı açıdan değerlendirerek insan olduğunuzu hissettiren bir eserdir.
Mecazdır aslında şu dünya dediğin gönlüm.
Bin bir dilekle dövünmene yer yok senin gönlüm.
Bırak kadere kendini zamana uy git artık;
Dönmez, yazmaz işte sil baştan kalemin gönlüm.
İnsanlığın merkezine gönlü koyan Ömer Hayyam’ın hayat felsefesi, aslında dört satırla ne de güzel kendini belli ediyor değil mi? İnsanın ne yaparsa yapsın yazılan kaderini yaşayacağını, şu dünyada başa gelen sıkıntılara üzülmenin, yerinmenin ne kadar da boş olduğunu, alın yazısının sil baştan yazılamayacağını anlatmış bizlere büyük şair. Bu bahsi geçen kavramlar aslında Hayyam’ın hemen hemen tüm rubailerine hâkim olan konulardır. O, çağdaşlarından daima farklı düşünmüş ve günümüze kadar tüm ihtişamıyla gelen
“Rubailer”inde kimsenin değinmediği belki de değinmeye cesaret edemediği konuları işlemiştir. Türk Edebiyatı’nda onlarca şair tarafından örnek alınmış, edebiyat tarihçileri tarafından da hakkında pek çok bilimsel yazı yazılmıştır. Ömer Hayyam’ın, bu güzel “Rubailer”ini sizlere sunmaktan mutluluk duymaktayız...
Lev Tolstoy’un en önemli özelliklerinden biri de kötülüğe zor kullanarak karşı konulmaması gerektiği düşüncesine sahip olmasıdır. Bu düşüncesini şu sözlerle açıklar: “Ateşle ateşi söndürmemek, suyla suyu kurutmamak, kötülükle kötülüğü yok etmemek gerekir.” Ona göre, durum ne olursa olsun, iyilikle karşılık vermek gerekir. Tolstoy, iyiliği ahlakın merkezine koyar. İyiliği kazanmak için Mesih İsa’nın yolunda ilerlemek gerekir; onun kurallarını yerine getiren, onlara uyan, ancak iyiliği elde eder düşüncesini savunur.
Tolstoy, toprak köleliğinin kaldırılmasını ister ve bu yolda çok çaba gösterir. Lev Tolstoy’a göre, toprak beyleri, köylülerin sayesinde elde ettiği sosyal statünün karşılığını, köylü halkı aydınlatarak vermelidir. Bu eserde Tolstoy’un köylülük, ahlaklılık, mutluluk, toprak köleliği gibi konularda düşüncelerinin izlerini görebilirsiniz.
