Bu ürünün kampanyalı satışı stoklarla sınırlıdır. Bir tüketici bu kampanya stoğundan maksimum 10 adet satın alabilir.
Çiçeksepeti kampanya koşullarında değişiklik yapma hakkını saklı tutar.
Ürünün iade politikasını öğrenmek için tıklayın.
Bu ürün Hediye Kitap tarafından gönderilecektir.
Bu satıcının ürünlerinde geçerli 350,00 TL Üzeri Kargo Bedava
Bu Satıcının Tüm Ürünlerini Görüntüle
Ürün sayfasında gördüğünüz fiyat bilgileri, satıcı tarafından belirlenmektedir.

Sevdiklerinize en güzel hediye kitaplar okuyan anne kadın koopertatifinde! Bütün siparişleriniz hediye paketi ve notu ile gönderilecektir. Sevgilerimizle.
OkuyananneGündelik hayatta, siyasette ve hatta bilimde sıklıkla karşımıza çıkar, yanlış bilgiyi doğru sanmak ve yüzeysel bir bilgiden hareketle “derin” ve ısrarcı genellemeler yapmak. Bir bilim olarak antropoloji de bu duruma maruz kalır ve bir zamanlar bazı antropologların “ırk” paradigmasıyla kurduğu ilişki yüzünden “ırkbilim” olarak anılmaktan kurtulamaz. Çok fazla ön plana çıkartılmasa da, aslında yine antropoloji içinde “ırk araştırmalarına” ve “ırkçılığa” karşı bilimsel duruşları ilk dönemlerden itibaren gözlemlemek mümkündür. Ancak antropolojinin buna rağmen üstüne sinen “ırk lekesi”nden henüz kurtulduğu söylenemez. Aynı bilgi karmaşasının Türkiye’de de olduğunu düşünürsek, konuyu Türkiye örneğinde incelemek, “ırkbilim” algısının nereden kaynaklandığını bulmaya çalışmak ve paradigmanın tarihsel süreç içerisinde gösterdiği değişikliği takip etmek önemlidir.Bu nedenle metinde, Türkiye antropolojisinin kurucu figürleri olan ve hepsi farklı antropoloji alanlarında uzmanlaşmış bilim insanları: Şevket Aziz Kansu, Afet İnan, Seniha Tunakan, Muzaffer Süleyman Şenyürek ve Nermin Erdentuğ’un yaklaşımları, yaptıkları çalışmalar ve dönem siyaseti ekseninde analiz edildi. Böylelikle “yerli” ve “milli” bir bilim arzusunun “evrensel” ve “bilimsel” bilgi karşısında sönümlenmesini de görmek mümkün hale geldi. Bu yüzden kitap, bir taraftan antropolojiye dair doğru olanı yüzeysellikten kurtarıp, derinleştirmeye ve ayrıntılandırmaya çalışırken, diğer taraftan yanlış bilinip genelleştirileni de düzeltmenin peşindedir.
Tanıtım Metni
| Baskı Boyutu | 13.50 x 21.00 cm |
| Baskı Sayısı | 1. Baskı |
| Baskı Tarihi | Nisan 2017 |
| Çevirmen | Hasan Münüsoğlu |
| Cilt Tipi | Ciltsiz |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Sayfa Sayısı | 211 |
| Yayın Dili | Türkçe |
| Yazar | Hasan Münüsoğlu |
