Bu ürünün kampanyalı satışı stoklarla sınırlıdır. Bir tüketici bu kampanya stoğundan maksimum 10 adet satın alabilir.
Çiçeksepeti kampanya koşullarında değişiklik yapma hakkını saklı tutar.
Ürünün iade politikasını öğrenmek için tıklayın.
Bu ürün KETEBE KİTAP VE DERGİ tarafından gönderilecektir.
Bu satıcının ürünlerinde geçerli 350,00 TL Üzeri Kargo Bedava
Bu Satıcının Tüm Ürünlerini Görüntüle
Ürün sayfasında gördüğünüz fiyat bilgileri, satıcı tarafından belirlenmektedir.
İnsanın geçmişiyle kurduğu ilişki, geçmişini hatırlaması ve geçmişinin farkına varması, derin tefekkürlerin nihayetinde gerçekleşti. Batı medeniyetindeki en önemli gelişmelerden biri de işte bu tarih bilincinin gelişmesidir. Bilinçli ya da bilinçsiz olması fark etmez; tarih, insanî tecrübenin her aşamasında yer alan bir düşünce biçimidir artık; insan hareketinin her alanı tarihle tanımlanabilir, tarihî açıdan incelenebilir, anlaşılabilir.
John Lukacs, “hatırlanan geçmiş”in anlamının, tarihin gelişiminin, tarihe yönelik bugün artan ilginin izleklerini oluşturduğu bu çığır açan incelemesinde, “Tarihçinin görevi nedir?” sorusunun cevabını arıyor. Bunu yaparken yaklaşık üç yüzyıl önce ortaya çıkışından bu yana “tarih bilinci”nin izini sürüyor. Bu sebeple okur, Tarihsel Bilinç’te gerçek, hakikat, kurgu, kurgu dışı ile tarihin ilişkisinin tarihçinin mesleğini derinden etkileyen unsurlar olduğundan emin olurken tarih disiplininin geçtiği yolları ve “tarih” kavramının tüm inceliklerini görme fırsatı buluyor.
“Adaletin yokluğundan ziyade gerçek dışılığın olağanüstü seviyede yaygın olması yüzünden tehdit edildiğimiz bu çağın sonuna doğru hakikat, adaletten daha derin bir insani ihtiyaca cevap verir. Ancak tarihçi, her insan gibi, kendi sınırlarının farkında olmalıdır. Hakikat ona verilmemiştir. Onun kişisel görevi, bir kez daha altını çiziyorum, gerçek dışılığı azaltmak ve -sonuç olarak ve aynı zamanda- hakikatin peşinden gitmektir.”
