Bu ürünün kampanyalı satışı stoklarla sınırlıdır. Bir tüketici bu kampanya stoğundan maksimum 10 adet satın alabilir.
Çiçeksepeti kampanya koşullarında değişiklik yapma hakkını saklı tutar.
Ürünün iade politikasını öğrenmek için tıklayın.
Bu ürün MİRHAN KİTAP tarafından gönderilecektir.
Bu satıcının ürünlerinde geçerli 350,00 TL Üzeri Kargo Bedava
Bu Satıcının Tüm Ürünlerini Görüntüle
Ürün sayfasında gördüğünüz fiyat bilgileri, satıcı tarafından belirlenmektedir.
Minger’de Korkunç Veba Salgını
Veba Geceleri, 1901 yılında, Sultan II. Abdülhamit’in hüküm sürdüğü dönemde küçük bir adada geçer. Kıbrıs ve Rodos civarında yer alan bir ada olan Minger’in nüfusunun yarısını Müslüman, diğer yarısını ise Rum kesimi oluşturur. Orhan Pamuk, merkez şehri Arkaz olan Minger Adası’nın her bir sokağını ve tüm detaylarını uzun yıllardır kafasında kurguladığını söyler. Minger Adası’nda 1894 yılında patlak veren ve Hindistan ile Çin’den taşınan veba pandemisi, adadaki tüm insanların yaşamını derinden etkiler.
Sultan II. Abdülhamit, Osmanlı İmparatorluğu’nun 29. vilayeti olan Minger Adası’nda başlayan veba salgınını teftiş etmeleri için adaya iki kişi yollar. Söz konusu kişilerden ilki olan kimyager Bonkowski Paşa, Sağlık Başmüfettişi olarak görevlendirilir. Adaya daha sonra giden Doktor Nuri ise, genç yaşta elde ettiği başarılardan ötürü salgından kısa bir süre önce Sultan Abdülhamit’in ağabeyi olan V. Murat’ın kızı Pakize Sultan’la evlendirilmiştir. Pakize Sultan, Doktor Nuri’ye adaya çıktığı yolculukta eşlik etmeye karar verir. Karakterler adaya vardıklarında, durumun vahametinin düşündüklerinden çok daha kötü olduğunu anlar.
Salgının Gölgesinde Derin Aşk Öyküleri
Minger Adası’nda okurları iki farklı aşk öyküsü karşılar. Genç bir Osmanlı subayı olan Kolağası Kâmil, ada halkının genç kızlarından biri olan Zeynep’e uzun zamandır aşıktır. Adadaki salgını kontrol altına almanın yanı sıra, bir yandan da diğer işlere yetişmeye çalışan Vali Sami Paşa ise, sevgilisi Marika’nın da desteğiyle düzeni sağlamaya çabalar.
Bahsi geçen tüm karakterler, ada halkının karantina kurallarına ve yasaklarına itaat etmesini sağlamak için ortak hareket eder. Ancak salgın nedeniyle başlayan ölümler, ada halkının karantina yasaklarına uymaması ve yaşanan panik sonucunda Minger Adası her geçen gün felakete biraz daha sürüklenir. Veba Geceleri, küçük bir adadaki farklı kültürlerin, ölüm korkusunun, aşkın ve geleneklerin birbirleriyle çatışmasını salgın ekseninde inceleyen bir romandır.
5 Yıllık Kapsamlı Bir Çalışmanın Sonucu: Veba Geceleri
Orhan Pamuk, Veba Geceleri romanı için yaklaşık 5 yıl süren hummalı bir çalışma yaptığını, romanın fikri üstünde yaklaşık 40 yıldır düşündüğünü ifade eder. Veba salgınını konu alan bir roman yazmaya başladığında, çevresindeki kişiler Orhan Pamuk’a bu tip salgınların geçmişte kaldığını söyler. Orhan Pamuk ise bu yorumları, romanında işlediği unsurların güncel hayatla ilişkili olduğunu söyleyerek cevaplar. Romanı yazmaya başlamadan önce çok sayıda kitap okuduğunu ve araştırma yaptığını belirten yazar, kitaba başlamasının üçüncü yılında tüm dünyada patlak veren koronavirüs salgınının da kendisi için oldukça şaşırtıcı olduğunu belirtir.
