Bu ürünün kampanyalı satışı stoklarla sınırlıdır. Bir tüketici bu kampanya stoğundan maksimum 10 adet satın alabilir.
Çiçeksepeti kampanya koşullarında değişiklik yapma hakkını saklı tutar.
Ürünün iade politikasını öğrenmek için tıklayın.
Bu ürün Hediye Kitap tarafından gönderilecektir.
Bu satıcının ürünlerinde geçerli 350,00 TL Üzeri Kargo Bedava
Bu Satıcının Tüm Ürünlerini Görüntüle
Ürün sayfasında gördüğünüz fiyat bilgileri, satıcı tarafından belirlenmektedir.
Sevdiklerinize en güzel hediye kitaplar okuyan anne kadın koopertatifinde! Bütün siparişleriniz hediye paketi ve notu ile gönderilecektir. Sevgilerimizle.
OkuyananneÇağdaş toplumların sosyal ve kültürel hayatının temel niteliklerinden biri de kuşkusuz seküler düşünce, yapılanma ve yaşam tarzına sahip olmalarıdır. Uzun bir tarihi geçmişe sahip olmasına karşın sekülerleşme olgusu son birkaç yüzyılın en önemli değişkenlerinden biri haline gelmiştir. Modern sekülerleşme süreci başlangıçta, Avrupa ve ABD’de ortaya çıkmış ve yayılmışsa da bu olgu, tarihsel süreç içerisinde her toplumun kendi dinamikleri ve küreselleşmenin etkisiyle diğer dünya toplumlarında da yaşanmaktadır. Türkiye’de sekülerleşme, özellikle son yıllarda, etkisini hayatın birçok alanında güçlü bir şekilde hissettirmektedir. Ülkemizin de sekülerleşmeye başlamasıyla birlikte bu olgu Türkiye’yi de ciddi anlamda ilgilendirmeye başlamıştır. Bu yüzden sekülerleşme olgusu ve dinamikleriyle toplum olarak yüzleşilmesi kaçınılmaz görünmektedir. Batının sekülerleşme modeli Tanrıya yer vermeyen sekülerist ve pozitivist bir nitelik taşımaktadır. Buna tepki olarak yeni paradigma arayışlarının gündeme gelmesi de gecikmemiştir. Ancak her ne kadar postseküler düşünürler buna karşı çıksalar da önerdikleri model, mevcut durumu daha da karmaşık hale getirmekten öteye gidememiştir. Örneğin buradaki modern sekülerleşme süreci öncelikle kilisenin hakikat tekeli iddiasını daha sonra da tüm dinsel hakikat iddialarını yıkarak gelişirken postsekülerleşme süreci ise tüm hakikat iddialarına; dolayısıyla bilimin de hakikat iddiasına karşı çıkmıştır. Böylece gelinen noktada Batı’nın bilim paradigması bir çıkmaz ve krize doğru evrilmiştir. İbn Haldun, metafiziği dışlayan ya da metafiziğe kayıtsız kalan Batı’nın sekülerleşme modeline karşılık, bilimsel yöntem ve yaklaşımı da içeren yeni bir sekülerleşme modelini içinde barındırır gibidir. İbn Haldun’un bilim anlayışına yakından bakıldığında onda olguların pozitif bir kavranışı bulunmakla birlikte bilimsel ilke ve kurallara ilahi bir unsur eklemesi, onu egemen klasik sekülerleşme modelinden ayırmaktadır. Dolayısıyla Müslüman bir düşünür olarak İbn Haldun, ortaya koyduğu bilim anlayışı ve bu anlayışa bağlı kalarak yürüttüğü bilimsel faaliyetleriyle, çağdaş toplumlara alternatif bir sekülerleşme modeli sunabileceği düşünülmektedir.
Tanıtım Metni
| Baskı Boyutu | 13,50 x 21,00 cm |
| Baskı Sayısı | 2. Baskı |
| Baskı Tarihi | Ekim 2024 |
| Çevirmen | Dr. Behçet BATUR |
| Cilt Tipi | Ciltsiz |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Sayfa Sayısı | 192 |
| Yayın Dili | Türkçe |
| Yazar | Dr. Behçet BATUR |
