Ürünün iade politikasını öğrenmek için tıklayın.
Bu ürün Beka Yayınları tarafından gönderilecektir.
Bu satıcının ürünlerinde geçerli 350,00 TL Üzeri Kargo Bedava
Bu Satıcının Tüm Ürünlerini Görüntüle
Ürün sayfasında gördüğünüz fiyat bilgileri, satıcı tarafından belirlenmektedir.
Selefî düşünce ile tasavvuf arasındaki ilişki, İslam düşünce tarihinde sıklıkla tartışılan bir konu olmuştur. Selefîlik, sahabe, tâbiîn ve etbâu’t-tâbiîn dönemindeki İslam anlayışına sıkı sıkıya bağlı kalmayı ve İslam’ın özüne dönmeyi savunurken, tasavvuf ise daha çok İslam’ın manevî boyutunu vurgulayan bir yaklaşım olarak öne çıkar. Diğer bir açıdan tasavvuf, insana Allah’a yakınlaşma gayreti içerisinde kişisel ve ruhsal bir yolculuğa çıkmasını önerirken, selefî düşünce genel olarak ibadetlerin şekli ve zahirî boyutuna ağırlık verir. Bu iki yaklaşım arasında zaman zaman gerilimler yaşanmış, özellikle selefî alimler tasavvufu İslam’ın asıl öğretilerinden bir sapma olarak görmüşlerdir. Söz gelimi Ebû Bekir el-Cezâirî bu düşünceye sahip selefi şahsiyetlerden biridir. Dolayısıyla bu çalışmada selefi düşüncenin tasavvuf algısı Cezâirî örnekliği çerçevesinde ele alınarak incelenmektedir.
